Videodaki arkadaş Dost Kayaoğlu. Kendisi belki bilenler vardır oyun videoları çeken kendi çapında ünlü bir youtuber. Bugün burada kendisinin 3:39 dakikadan başlayarak anlattıkları üzerine konuşacağım. Ara sıra pek çoğunun adeti olduğu üzere kanalla ilgili planları ve kişisel konuları hakkında vloglar çekiyor. Sanal alem hakkında daha önce konuşmuştum. O yazıda internetin tüm o cyberbully dediğimiz kendi eğlenceleri için birilerini rezil eden tiplerinden bahsetmiştim. Onlara ve daha kötüsü dolandırıcılara, sapıklara belki katillere ev sahipliği yapmasına rağmen dış dünyadan o kadar da farklı değil. Bizi milyonlara rezil edebiliyorlar diyebilirsiniz. Ama düşünsenize mehehe diye güldükten sonra hangisi sizi gerçekten umursayacak? Bir süre sonra gördüklerinde tanımayacaklar bile artık eskimiş olacak sizi rezil eden haber. Tıpkı daha küçük bir çevreye rezil olduğunuzda olacağı gibi. Bırakalım bunları da sanal ortamın olanaklarına bakalım. İnsanlar burada yepyeni bir çevre kazanabiliyorlar. Gerçek yaşamda hissettikleri yaşanabilecek pek çok olayı yaşayabiliyorlar. İnternetin güzel yanı burada kendi çevrenizi seçmenize ve en azından başta onlarla güvenilir bir mesafede olabilmenize olanak tanıması. Dost Kayaoğlu'nun anlattıkları arasında dikkatimi çeken ilk kısım bu oldu. Kendi çapında sosyal olmasının dışında dışarıdaki insanların bakışıyla sosyal olamamasının sebeplerini anlatıyor. Sebeplerden biri konuşulan konular. Sıradan insanların sıkılmadan saatlerce konuşabilecekleri konuları vardır. Belirli bir samimiyet yoksa arabalardan, futboldan -kızsa makyaj kataloglarından, şarkıcılardan- samimiyet geliştikçe de iş yaşamındaki zorluklardan, Türkiye'deki cinayetlerin %90'ının sebebi haline gelmiş kız-erkek meselelerinden ki hele erkekse ve bir şeylerin uyanmaya başladığı dönemde sap geziyorsa zihninin düştüğü o arzular selinden uzun uzun konuşurlar. Arkadaşın çevresinde de bunlardan bolca olduğu ve sıkılıp uzaklaştığını söylüyor. Asosyal insanların kendilerini dışarıda bırakmalarının sebepleri arasında en önemlilerden biri zaten budur. Diğerleriyle aynı yöne baksalar bile gördükleri başka bir şeydir ve onların aksine buna katlanamazlar.
asosyallik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asosyallik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Mayıs 2015 Pazartesi
22 Mayıs 2015 Cuma
Kurtlara Söyle Eve Döndüm / Asosyallik Üzerine
Asosyallik bazen çok derin bazense daha alt düzeyde toplumdan kopuk olma insanlarla ilişki kurmada zorlanma anlamına gelir. İş gücünün yarattığı yabancılaşma, ailelerin çocuklarını yetiştirmek için zaman ayıramaması ya da ayırdığı zamanlarda yaptığı hatalar, fazlasıyla yaşam ve insanlar hakkında felsefi düşüncelere dalıp, daha önce bahsettiğim gerçek hastalığına yakalanmak... Bunların bir ya da birden fazlası ve belki sayamadığım bir çok sebeple insan asosyalliğe sürüklenir. Bazıları hallerinden gayet memnundur gerçekle yüzleşmeleri gereken bazı anlar dışında öyle olduklarını hatırlamazlar bile. Örneğin daha önce de hayran olduğumu açıkladığım Uzun Çorap Pippi tüm o deliliği, ilginç adetleriyle toplumdan kopuk hayatından gayet memnun bir hava verir. Ama bir gün yetişkinlerin de olduğu bir davete katılmıştır. Viktoryen kadınların havalı sohbetleri sonunda hizmetçilerine dayanır. Pippi'nin bir hizmetçisi oldu mu gerçekten bilinmez ama yoksa da hayal gücü ile bir tane yaratıvermiştir. Onlara kendi garip hizmetçisinden bahseder durur ve sohbetlerine katılmaya çalışır ama elbette ki hem yaşı hem de söylediklerindeki absürtlük yüzünden umursanmaz hatta can sıkıcı bulunur. Pippi'nin tosladığı bir duvardır bu ve karakteri hüzünlendirir.
"Zaten ben de öyle sanmıştım. Nasıl hareket etmem gerektiğini bilmediğimi! Denemenin de faydası yok, belli ki asla öğrenemeyeceğim. Keşke denizlerde kalıp hiç dönmeseydim."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
