Asosyallik bazen çok derin bazense daha alt düzeyde toplumdan kopuk olma insanlarla ilişki kurmada zorlanma anlamına gelir. İş gücünün yarattığı yabancılaşma, ailelerin çocuklarını yetiştirmek için zaman ayıramaması ya da ayırdığı zamanlarda yaptığı hatalar, fazlasıyla yaşam ve insanlar hakkında felsefi düşüncelere dalıp, daha önce bahsettiğim gerçek hastalığına yakalanmak... Bunların bir ya da birden fazlası ve belki sayamadığım bir çok sebeple insan asosyalliğe sürüklenir. Bazıları hallerinden gayet memnundur gerçekle yüzleşmeleri gereken bazı anlar dışında öyle olduklarını hatırlamazlar bile. Örneğin daha önce de hayran olduğumu açıkladığım Uzun Çorap Pippi tüm o deliliği, ilginç adetleriyle toplumdan kopuk hayatından gayet memnun bir hava verir. Ama bir gün yetişkinlerin de olduğu bir davete katılmıştır. Viktoryen kadınların havalı sohbetleri sonunda hizmetçilerine dayanır. Pippi'nin bir hizmetçisi oldu mu gerçekten bilinmez ama yoksa da hayal gücü ile bir tane yaratıvermiştir. Onlara kendi garip hizmetçisinden bahseder durur ve sohbetlerine katılmaya çalışır ama elbette ki hem yaşı hem de söylediklerindeki absürtlük yüzünden umursanmaz hatta can sıkıcı bulunur. Pippi'nin tosladığı bir duvardır bu ve karakteri hüzünlendirir.
"Zaten ben de öyle sanmıştım. Nasıl hareket etmem gerektiğini bilmediğimi! Denemenin de faydası yok, belli ki asla öğrenemeyeceğim. Keşke denizlerde kalıp hiç dönmeseydim."