kaçak atlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaçak atlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2015 Cumartesi

Kaçak Atlar / Japonya'nın İsyan Tarihi

Bahar Karları'nın devamı olan Kaçak Atlar'ı okurken ikinci dünya savaşı beklemiştim ama daha çok onun öncesini anlatıyor. Kitaptan ve kitabın benim için ilgi çekici yönünden bahsetmeden önce Meiji Restorasyonu'nu anlatmalıyım. Aslında çok yabancı olduğumuz bir durum değil. Atatürk Devrimlerinin Japon versiyonu bir modernleşme hareketidir. İmparator Meiji Japonya'nın yeni dünyada ayakta kalabilmesi için onun sanayileşmesine ve sosyokültürel gelişimlerine uyum sağlaması gerektiğini düşünerek bir dizi devrim hareketi yapar. Çabaları sonucu Japonya'yı bugünkü haline dönüştürecek bir gelişme hareketi başlatır. Atatürk'ün şapka devrimini hatırlarsınız.orada fesi çıkarıp şapka takmak kafaların modernleşmesi ve eskinin atılmasının bir sembolü olarak düşünülmüştü. İmparator bu konuda daha ciddi bir hamle yapıyor. Samuray kılıcı olarak bilinen ve Japonya'da kutsal olan katanaların yasaklanması. Yasak önce sıradan insanlar için geliyor, sonra samuray ailelere kılıcı yanında sürekli taşımasının gerekmediği söyleniyor, nihayetinde orduda bulunan fabrika üretimi katanalar dışında kılıç taşınmaz oluyor. Japon halkı için inanılmaz büyük şok etkisi yaratacak bir hamle bu. Bizde bile şapka hareketine karşı giymek istemeyip isyan çıkaranlar olmuştu hatırlarsanız ki savundukları fesin dışarıdan gelmiş olması trajikomikti. Ama kılıç onlar için dinsel bir sembol. Kurtuluş ve yeniden doğuş umudu için günahlarının kefareti olarak kendilerini bu kılıçlarla öldürüyorlar en basiti ve kralın bu hamlesi halka dinlerine karşı büyük bir saygısızlık, kurtuluş umutlarının ellerinden alınması olarak geliyor. Haliyle isyan hareketleri başlıyor. Kitabın başında İsao, ona dostunun reenkarnesi olduğunu düşünerek yaklaşan Honda'ya verdiği kitapta bu isyan anlatılıyor. Meiji dönemi, samurayların yerine ronninlerin alması ve sonunda tamamen bırakılması, isyanlar, iç savaşlar, açlık ve kıtlıkla birleşince oldukça sıkıntılı bir dönem oluyor. Japonlar animelerinde yaptıkları yanlışları çok iyi bir şekilde anlatırlar ki bu hatalar tekrarlanmasın. Bu yüzden tarihi bir anime izliyorsanız -örneğin Runoini Kenshin- ve ikinci dünya savaşı sırasında geçmiyorsa yüksek olasılıkla Meiji öncesi ya da hemen sonrasını anlatılan kısımlarda geçer. Kanla Beslenen Topraklar: Bereketli Hilal yazımda bahsettiğim gibi ne tümüyle övülerek ne de o dönemi tamamen aşağılayarak sadece ve sadece gerçeği anlatarak şu an yaşanan ve geçmişte olmuş acı olayları dramatize etmeden sonraki nesillere aktarmak son derece önemlidir. Ancak tarih belli görüşten olanlarca kolaylıkla maniple edilebilir. Fikirler Ölümsüz Müdür? yazımda da bundan bahsetmiştim. Aslında bu yazı işlerin Japonya'da nasıl işlediği üzerine biraz. Hatta kitabın bir bölümünde bir fikri esnetmenin onu yok etmek olacağını söylediğinde karakterlerden biri istemsizce gülümsemiştim.