İhsan Oktay Anar'ın okuduklarım arasında en başarılı eseri Puslu Kıtalar Atlası aslında iç içe geçmiş ve sonunda birbirine bağlanan birçok hikayenin birleştiği bir roman. Öyküler yarı absürd yarı felsefi olarak dilencilerinden gizli teşkilatlarına kadar Osmanlı'yı mükemmel bir kara mizahla anlatmış. Eski bir dil kullanarak yazması da olaya farklılık katmış. Kitabın tüm karakterleri bir acayip ama bir karakter var ki hepsinden de ilginç. Uzun İhsan Efendi adındaki bu zat-ı muhteremin en büyük hayali dünyayı gezmektir ama buna ne cesareti ne de yapacak gücü vardır. Eline bir gün Rene Descartes'ın "Yöntem Üzerine Konuşmalar'ını ya da kitapta geçtiği şekliyle Rendekar'ın (röne dekart) "Zagon Üzerine Öttürmeler"i geçirir. Kitaptaki fikirler onu çok etkiler.
