#kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2016 Salı

Kadınsız Erkekler - Haruki Murakami / Kadınlar ve 8 Mart

Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. O köşeyi bir kez dönünce, orası artık senin için mümkün olan tek dünya olacak. O dünyada sen kadınsız erkeklerden biri olarak anılacaksın.

Kadınlar... İntiharların ve cinayetlerin bir çoğunun sebebi erkeklerin kadınlarla olan bu çarpık ilişkileridir kuşkusuz. Erkekler bir kadına olan tutkuyu dostluklarının, hatta ailesinin önüne koyabilirler. Zaten aile temeli üzerine kurulu toplumlarda kitaplardaki o bitmeyen dostlukları bulmak zor olduğundan karşı cinsle kurulacak bir ailenin zorunlu sürekliliği aranır. Çok kolay kapılırlar, doğa onları güçlü kaslı yaratsa da bir kadının çekimine karşı acizdirler. Arka kapaktan bu alıntı kitaba adını da veren son hikayeye ait ve kitabın genelini özetleyen bir son söz cümlesi gibi. Murakami kadınların gizemli doğalarıyla fazlasıyla ilgili bir yazar.  Bu kitap bir kadının erkeğin yaşamına nasıl dokunduğu ve gün gelip gittiğinde geride nasıl bıraktığı üzerine yedi öyküden oluşuyor. Murakami'nin 1Q84 ve daha bir çok kitabında olduğu gibi kadınlar hikayelerin merkezinde.

14 Şubat 2016 Pazar

1Q84 - Haruki Murakami & Kralkatili Güncesi - Patrick Rothfuss / Kadınlar ve Bir Tutam Aşk

1Q84 Murakami'nin baş yapıtı olarak bilinmeyi sonuna kadar hak eden çok farklı bir kitap. Üç kitaplık bir seri olarak satıldığı gibi tek kitaplık bir cilt halinde de satılıyor. Ben ciltli halinden okumuştum. Zaten kitaplar bir sayfa çevirir gibi birbirini izlediği için bir arada okumak en doğrusu ama kalınlığı ile göz korkutabilir. Kitap aslında bir çok şeyden bahsediyor. Ucundan Japonya'yı tanıtıyor, 1984'te Orwell'ın karanlık bir gelecekle işaret ettiği ilk bakışta o kadar da farklı olmayan bir dünyayı bize anlatıyor. İki farklı karakterimiz var. Karakterlerimizden biri bir kadın ve diğeri erkek ve yazar başta hiç acele etmeden bu iki cinsi anlamamızı sağlamaya çalışmış. Ben bu yazıda özellikle Aomame'ye deneyeceğim. Tengo ile ilgili sadece şunu bilmek yeter sanırım. Hayatına üç kadın giriyor. Biri yüzünü bile hatırlamayacağı bir yaşta ölen ve babası olmayan bir adamın memesini emdiğini hatırladığı annesi, diğeri ilişkileri sadece ve sadece tek bir kez el ele tutuşmaktan ibaret olan ilk ve tek aşkı, sonuncusu ise kitabını edebileştirmek ve mükemmelleştirmek için yakınlaştığı disleksi hastası bir kız.